Birikim'de Beslenme

RAMAZAN’DA SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ

 Birikim Eğitim Kurumları olarak, öğrencilerimizin matematik, fen bilimleri, sosyal bilimler gibi pozitif bilimler dışında manevi eğitimlerini ve bedensel gelişimlerini de önemsemekteyiz.

 Gerek boy-kilo kontrolü, gerekse yemek menülerinin kalori bazında değerlendirmelerini yaparak, öğrencilerimizin alması gereken enerjiye uygun beslenme listeleri oluşturmaktayız.

 Beslenme şeklimizin tamamen değişeceği Ramazan ayını siz değerli velilerimiz ve öğrencilerimizin daha sağlıklı beslenerek geçirmelerinin alternatiflerini derledik.

 Araştırmalara ve psikolojik verilere göre orucun çocuklar üzerinde kişilik gelişimi ve yeme düzeninin sağlanması için önemi büyük. Oruç tutan çocuk kendini büyümüş gibi hissediyor. Oruç Çocuğun kendine güvenmesini sağlıyor. Çocuğun zorluklara karşı dayanıklılığı artıyor. En önemlisi de kendisini başkalarının yerine koymayı öğreniyor.

 Bu sebepledir ki çocuğunuz oruç tutmak isterse onu engellemeyip oruca teşvik edebilirsiniz. Ergenlik dönemine kadar tutabildikleri kadar tutmasına izin vermenizde bir sakınca yok. Yetersizlik duyguları hissetmemesi için aç kaldığı süreyi çok fazla uzatmamakta fayda var. Örneğin; çocuğunuz açlığa 4 saat dayanabiliyorsa biraz daha sabretmesini önerin.

 Bazı çocuklar acıkmayı ve yemek yemeyi unutabiliyorlar. Bu tür sorunları aşmak için Ramazan ayı içinde dikkatli davranılarak çocuğa yemek düzeni sağlanabilir. Düzenli saatlerde yemek yemeye alışan çocuk, yeme bozukluğunu atlatabilir.

 Ramazan ayı boyunca sahur yapmanın önemi büyüktür. Sahura kalkılmadığı zaman çok sık sağlık problemleri ile karşı karşıya kalabilir ve kronik yorgunluk yaşayabiliriz. Bu nedenle mutlaka sahura kalkılmalıdır. Sahur yapılmadan oruç tutulduğunda aç kalma süresi artar, metabolik hız düşer, halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkat dağınıklığı görülebilir. Uzun süreli açlık sonrası; iftarda aşırı besin tüketimini ve gün içerisinde kan şekerinin düşmesini engellemek için, sahurda sindirimi yavaş, besin değeri yüksek besinler tüketilmelidir.


Sahurda Ne Yesem?


 Sahur, içeriği artırılmış bir kahvaltı gibi düşünülmelidir. Standart kahvaltılıkların yanında bir bardak süt ya da yoğurt ve bir porsiyon meyve özellikle tüketilmelidir. Az tuzlu peynir çeşitleri, yumurta, söğüş sebzeler, ceviz, fındık, yoğurt, şekersiz marmelatlar yenebilir. Tam buğday ekmeği yerine arada sırada yufka ile peynirli tava börekleri de pişirilebilir. Yemek tarzı tüketmek istenirse ise çorba, sebze yemeği, yoğurt, peynirli salatadan oluşan bir menü planlayabilir.

 Çocuklarda ve ergenlerde görülen reflü rahatsızlığının önlenmesi için sahur yemeğinde hafif şeyler yenmesi, midenin tamamen doldurulmaması ve yemekten sonra hemen yatılmaması önemlidir.


İftar İçin Az Çeşitlilik ve Sade Sofralar


 Misafirin bol olduğu iftar sofraları, kültürümüzün yansıttığı misafirperverlik ile çok çeşitli iftar sofraları hazırlarız. Lakin bilmeliyiz ki; sofradaki çeşitliliğin 30 gün sürmesi, vücudun yağ kazancını artıran en büyük etkendir. 18 saatlik açlığın üzerine yüksek yağlı ve basit karbonhidratlı gıdalar tüketildiğinde, vücut alınan her fazla kaloriyi yağ olarak depolayacaktır.

 Oruç, 1 bardak ılık su veya 1 adet hurma ile açılmalıdır. Orucu açtıktan sonra öncelikle peynir çeşitleri, domates, salatalık, yoğurt gibi tuzlu ve aşırı yağlı olmayan kahvaltılıklar; esmer, tam buğday ekmeği ya da pide; kuru baklagiller veya yoğurtlu çorbalar gibi iftariyelik denilen hafif gıdalar tüketilmelidir. İftariyelikleri yedikten en az 15 dakika sonra ana yemeğe geçilmelidir. Böylece tüm gün aç kalan ve asit üreten mide, yavaşça sindirime başlayacak; hazımsızlık problemleri önlenecek, kan şekeri de birden yükselmeyecektir.

 İftarda ana yemeğin her zamanki akşam yemeğinden farklı olmasına gerek yoktur. Etli sebze yemekleri, yoğurtlu sebzeler veya cacık, 1 veya 2 dilim tam buğday ekmeği yanında bol yeşillikli salata ile tüketilebilir. Pilav, makarna ve börek gibi alternatifler her akşam tüketilmemeli, haftanın belirli günlerinde yalnızca bir tanesi olacak şekilde menüler planlanmalıdır. Pilav ve börek aynı sofrada yer almamalıdır. Karbonhidrat, nişastalı gıdaların olduğu öğünlerde ekmek tüketimi sınırlandırılmalı veya kaldırılmalıdır. Oruç süresince yavaş yemek ve lokmaları iyi çiğnemek de çok önemlidir.

 İftara doğru kan şekeri daha fazla düşeceği için bedenin tatlı ihtiyacı artacaktır. Ramazanda haftada en fazla 2 kez tatlı tüketilebilir. Bu tatlıların sütlü tatlılar olmasına özen gösterilmelidir.


Suya Dikkat!


 İftarda mide bir sürahi su ile genişletilmemelidir. Ayrıca yenilen yemeklerle de mide hacmi gereksiz olarak büyütülecektir. Sabırlı olunmalı, iftar boyunca sadece 2 bardak su tüketilmelidir. Günlük 2-3 litre su ihtiyacı ise oruç tutulmayan saatler arasında eşit olarak dağıtılmalıdır. Her yarım saatte bir bardak su içilmelidir.

 Gün boyunca gerek fiziksel aktivite gerek terle sadece su değil, mineral kaybı da gerçekleşir. Her gün bir şişe sade mineralli su, kaybedilen mineralleri yerine koymak için pratik bir çözümdür. İlkokul çağındaki çocuklarımız için de içme suyuna seyrelterek eklemek fayda sağlayacaktır.

 Şu da unutulmamalıdır ki; vücudumuz su ihtiyacını sadece su ile karşılamamaktadır. Meyvelerden ve sebzelerden de belli miktarlarda su almaktayız. Bu yüzden iftar ve sahurda tükettiğimiz yiyeceklerin su ihtiyacımızı karşılamaya yardımcı olacak gıdalar ve sulu yemek olmasına dikkat etmeliyiz.


Sağlıkla Kalın...


Beslenme Danışmanı


STRESTEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

 Yoğun iş temposu, maddi manevi problemler, sınav kaygısı ruh halimizi ister istemez etkilemektedir. Duygu yoğunluğunun kontrol edilememesi, üzüntü, tükenmişlik ve isteksizliğin sonucu olarak “stres” diye tabir ettiğimiz durum ortaya çıkar.


 Ülkemizde anasınıfı ile başlayıp, ilkokul süresi boyunca devam eden çocukluk çağı, ortaokul ile başlayıp lise ve ardından üniversite eğitimi boyunca devam eden ergenlik dönemi geçiren çocuklarımız “ders geçme ve sınav odaklı” eğitim sisteminden çoğu zaman olumsuz etkilenmektedir.


 Dikte eden bir anlayıştan çok, rehberlik eden bir anlayışa sahip olan kurumlarımızda öğrenim gören çocuklarımız başta olmak üzere ülkemizdeki diğer eğitim kurumlarında da öğrenim gören çocuklarımızın doğru beslenme davranışını ve fiziksel aktiviteyi gereklilikten ziyade davranışa dönüştürmeleri, gelecek nesillerin daha sağlıklı yetişmesine katkı sağlayacaktır.


Vücudumuzun anahtarı; “Doğru Beslenme!”


 Konsantrasyon bozukluğu, öğrenmede ve anlamada güçlük, akılda tutamama gibi problemler dengesiz beslenme sonucu ortaya çıkabilir. Her vücudun bir kilidinin olduğunu varsayarsak, doğru anahtarı bularak kaliteli bir hayata sahip olmanın önemini daha iyi anlayabiliriz.


 Sağlıklı ve stressiz bir hayatın kapılarını aralamak için denenmeyen son anahtar olan doğru beslenmeden bahsetmek ve ebeveynleri olarak çocuklarımıza bu konuda örnek olup, onları yönlendirmek birincil vazifelerimizdendir.


 Nitekim yapılan bir araştırma, stresli olan çocukların daha çok aperatif, fast food türü kızartma, hamburger, kola, pizza gibi enerji değeri yüksek besinlere yöneldiğini göstermiştir.


 Okulda geçirdiği vakitlerde, doğru beslenme konusunda eğitim vermek ve rehberlik etmek her ne kadar Beslenme Danışmanı’nın vazifelerinden olsa da, çocuklarımızın okul dışındaki yaşamının birincil muhatapları olan anne, babalara ve diğer aile bireylerine de ziyadesiyle iş düşmektedir.


Stresli olduğumuz durumlarda nasıl beslenmeliyiz?


 Önümüzdeki zamanlarda gerçekleşecek olan YGS, LYS, TEOG sınavları için gece gündüz çalışan ve stres içerisinde olan çocuklarımızın dikkatlerinin dağılmaması, hafızalarının pozitif yönde uyarılması ve oluşan stresi kendilerince kontrol altına alma yöntemleri olan şekerleme, çikolata ve abur cubura yönelme davranışlarının önüne geçmek için çalışma masalarına bir tabak içerisinde meyve dilimleri ve ceviz, badem fındık gibi kuruyemişlerden koyarak çocuklarımızı sağlıklı beslenmeye yönlendirebiliriz.


 Aşırı karbonhidrat alımına dayalı tek yönlü beslenme veya proteinden yetersiz tüketim, uzun süre açlık, öğün atlamak, kahvaltı yapmamak hafızayı zayıflatabilir. Bu sebeple sınava hazırlanırken yeterli ve dengeli beslenmeli, öğün atlanılmamalıdır. Ancak bu öneriler tüm ders yılı boyunca geçerlidir. Sınava iki gün kala ise kahvaltı ve iyi bir uyku çok önemlidir.


 Ana ve ara öğün miktarları kişiye ve kişinin yaşam şekline göre değişse de gelişim çağında olan çocuklarımız için “3 ana- 3 ara öğün” beslenme şekli uygundur. Ara öğünlerde hem kan şekerinin ani iniş çıkışlarını hem de dikkat dağınıklığını engelleyecek stresi azaltacak gıda seçimleri yapılması gereklidir.


 Şeker, beyaz unlu gıdalar, tatlı ve şekerlemeler, işlenmiş gıdalar yerine tam tahıllı gıdalar, yulaf, kuru baklagil, sebze ve meyve gibi lif içeriği yüksek karbonhidrat seçimleri yapılmalıdır. Ayrıca rafine şeker tüketiminin kan şekerinin daha fazla düşmesine neden olduğu ve vücuttaki B vitamini düzeyinin azalmasına sebep olduğu unutulmamalıdır.


 Omega-3 yağ asitlerini içeren (Balık, Keten Tohumu, Ceviz, Semizotu, Ispanak, Brüksel Lahanası, Soya Fasulyesi vb) besinlerin tüketimin hafızayı güçlendirdiği, konsantrasyonu arttırır. Omega-3 yağ asiti içeriği yüksek olan balık grubunun haftada 3-4 gün tüketilmesi gereklidir.


 Besin alerjisi veya çarpıntı gibi kardiyovasküler herhangi bir rahatsızlığı olmayan, ortaokul ve lise yaş grubu çocuklarımızın dikkatlerini kolay odaklamaları, zihinsel kabiliyetlerinin artması, stres kontrolü için sabah kahvaltısı ile öğle yemeği arasında bir fincan şekersiz Türk kahvesi ile birlikte yanında kakao içeriği en az %70 olan 10-20 gr (2 kare) bitter çikolata tüketmeleri araştırmalarca desteklenmektedir.


 Vücuda günlük olarak alınması geren C vitamini, stresli zamanlarda vücuttan daha çabuk atılır. Portakal, kivi, limon, kuşburnu gibi meyveler; yeşilbiber, maydanoz, lahana, ıspanak, turp vb. sebzeler C vitamini bakımından zengindir. Ve ayrıca C vitamini, kortizol (stres hormonu)un seviyesini düşürdüğü için stresli zamanlarda daha fazla tercih edilmelidir.


 Sinir sistemimizi olumlu yönde destekleyen özellikle B6, B9, B12 vitaminlerinden zengin olan karaciğer, et, balık, yumurta sarısı, süt, peynir, hububat, kurubaklagil, kuru kayısı, ıspanak, bezelye vb. gibi gıdalarla beslenmek, stresi kontrol etmemizde yardımcıdır.


 Antioksidandan zengin besin seçimleri yapmak stresin vücudumuzda oluşturduğu toksin maddeler ile savaşmak için elzemdir. Taze demlenmiş bir bardak yeşil çay ve yanında birkaç kuru erik, çocuklarımız ve biz yetişkinler için antioksidan deposu, harika bir ara öğün seçeneği olabilir.


 Bu önerilere ek olarak günde en az 8-10 bardak su tüketimi ve hareketli yaşam stres kontrolünü rahatlıkla sağlamamız ve mutluluğu adımlamamız için önemlidir.


 Sağlıkla Kalın...


DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

(Yanlış) İftar vakti geldiğinde çok fazla su tüketirsem ertesi gün susuzluk çekmem.

 (Doğru) İftardan sahura kadar azar azar su içerek vücudun ihtiyaç duyduğu su miktarının bölüştürülmesi vücudumuz için daha yararlıdır. Kahve çay tüketiminin çok fazla olması da ekstra bir susuzluğa neden olmaktadır. Çay ve kahveyi çok sevenler ve fazla tüketenler anlık olarak susuzluklarının geçtiklerini düşünseler de, alınan bu sıvılar aynı hatta daha fazla miktarda sıvının vücuttan atılmasına, bu da vücudumuzun tekrar susuz kalmasına neden olacaktır.



(Yanlış) Sahurda fazla yemek yersem, ertesi gün o kadar az acıkırım.

 (Doğru) Sahurda çok fazla yemek tükettiğiniz zaman ertesi gün hissedilen su ihtiyacı da o kadar fazla olacaktır. Bu yüzden sahur zamanı hafif gıdalar tüketmeye, kızartmalardan ve tuzlu, ağır yiyeceklerden uzak durmaya özen göstermelisiniz.



(Yanlış) Fazladan kalori almamak için sahurda yalnızca su içiyorum.

 (Doğru) Ramazan ayında yapılabilecek en önemli yanlışlardan biri bu ayı bir diyet ve kilo verme zamanı gibi değerlendirip aç kalmaktır. Sahurda gerekli besin ihtiyacı alınmadığı zaman çok sık sağlık problemleri ile karşı karşıya kalabilir ve kronik yorgunluk yaşayabiliriz. Sahur yapılmadan oruç tutulduğunda aç kalma süresi artar, metabolik hız düşer, halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkat dağınıklığı görülebilir. Uzun süreli açlık sonrası; iftarda aşırı besin tüketimini ve gün içerisinde kan şekerinin düşmesini engellemek için, sahurda sindirimi yavaş, besin değeri yüksek besinler tüketilmelidir.



(Yanlış) Uykusuzluk yaşamamak için sahur yemeğinden sonra hemen yatıyorum.

 (Doğru) Reflü; midedeki asit ve gıdaların yemek borusuna geri gelmesine bağlı olarak bu bölgede tahrişe ve göğüs arkasında yanmalara neden olan bir hastalıktır. Bu durumda asit fazlalığından ziyade yemek borusu ile mide arasındaki kapak mekanizmasının gevşemesi rol oynamaktadır. İftar yemeğinde fazla yemek, baharatlı, yağlı ve kızartma benzeri yiyeceklerle fazla çay kahve tüketiminden kaçınmak, reflü olasılığını azaltacaktır. Bol sıvı alarak, besinleri yavaş ve iyi çiğneyerek yemeli, hazmı kolay olan lifli gıdalar tercih edilmelidir. Mümkünse iftar, en az 2 seansa bölünerek yapılmalı, iftar sonrası oluşan ağırlık hissi sonrası kesinlikle hemen uzanılmamalıdır.



(Yanlış) Ramazan ayında spor yaparsam halsiz kalırım.

 (Doğru) Gün boyu aç kalan mide, iftar saatinde besin bombardımanına tutularak sindirim sistemini zorlamaktadır. Üstelik fazla tüketilen besinlere fiziksel aktivite eksiliği de eklenince metabolizma hızı hayli düşer. Bu durum ise tüketilen besinlerin yağ olarak vücutta depolanmasına yani kilo artışına yol açar. Sindirimin gerçekleşmesi ve metabolizmanın dengede kalabilmesi için iftardan hafif tokluk hissi ile kalkılmalı ve 1,5-2 saat sonra egzersize başlanmalıdır. Yapılacak egzersizler yüzde 40 tempo ile gerçekleştirilmelidir. Tercih edilebilecek egzersizler 45 dakikalık yürüyüş ya da bisiklet, 30 dakikalık yüzme, pilates ya ya da rutin olarak uygulamakta olunan fitness programlarının üçte biri oranında hafifletilmiş bir program olmalıdır.



Soru Cevaplar

Çocuğum az yemek yiyor, ne yapmalıyım?

• Çocuklarımıza sofraya oturma alışkanlığı kazandırmalıyız.
• Acıktıkları zaman elimizde yemek ile peşinden koşmayarak, çocuğun yemeği sadece sofrada yemesini sağlamalıyız.
• Evde çikolata, şekerleme fast food türü besinler bulundurmamalıyız. Bulundurduğumuz sürece çocuğumuz var olan yemeği tercih etmeyecektir. Hazırladığımız yemekleri çocuğumuz da yesin diye özenerek yapmamız gerekir.

Beslenme düzeni konusunda çocuğumla çatışma yaşıyorum, ne yapmalıyım?

• Sabırlı bir şekilde çocuğunuzla çatışmaya girmeden ve inatlaşmadan seçenekler sunun.
• Bu seçenekler çocuğunuzun keyif alabileceği hem de sağlıklı olduğundan emin olduğunuz besinlerden oluşsun.
• Örneğin; çocuğunuz devamlı cips veya gofret istiyor ise bunun yerine bir ara öğün meyve diğer ara öğünde süt ya da yoğurt seçenekleri sunabilirsiniz.
• Başka bir öğünde ise az şeker ile yaptığınız bir porsiyon sütlü tatlı ile onu hem mutlu edebilir, hem de sağlıklı beslenmeye teşvik edebilirsiniz.
• Unutmayın ki çocuklar, anne babalarında gördüklerini kendi hayatlarına yansıtırlar. Bu yüzden siz de düzenli ve sağlıklı beslenme konusunda doğru bir yaşam şeklini benimsemelisiniz.

Çocuğum iştahsız, iştahını arttırmak için ne yapmalıyım?

Çocuğumuzun öğünlerini dört besin grubunu (et, süt, sebze ve meyve, tahıl) karşılayacak şekilde düzenlenmeliyiz. Köfte seviyorsa, yanında fırın patates, ayran ve salata verip öğünü dengeleyebiliriz. Çorbayı başta içmesi şişkinlik yapar ve doygunluk sağlayabilir. Bu yüzden çorbalar sona saklanabilir. Öğünden önce çikolata, şekerleme gibi besinler yememeli, gazlı içecekler sofrada bulundurulmamalıdır.

Çocuğumun kilo alması için ne tür besinler tercih etmeliyim?

Çocuğun öğünlerine kilo aldırıcı ilave niteliğinde besinler eklenebilir. Bunlardan bazıları; yulaf ezmesi, üzüm suyu, kuru üzüm, kuru kayısı, susam, balık yağ, fındık yağı, keten tohumu, kuzu ciğeri, yumurta, tereyağı, ananas suyu, elma suyu, ceviz, avokado, ekmek, esmer pirinçtir.

Çocuğum kabız, ne yapmalıyım?

Her şeyden önce su tüketimi arttırılmalıdır. Su sadece gerekli mineralleri sağlamak ile kalmaz bağırsakların çalışması ve dışkının yumuşaması için gereken sıvıyı da sağlar.


Dikkat edilmesi gereken diğer nokta ise su tüketiminin çay ve kahveden alınmaması gerektiğidir. Su ihtiyacı yalnızca su içerek giderilmelidir. İnek sütü kabızlığı arttırabildiğinden probiyotik, lif içeren özel formüller tercih edilebilir. Kabak, kereviz, pırasa, ıspanak, kayısı, erik, armut gibi doğal lif içeren sebze ve meyveler, tam buğday ekmeği, tahıllar ve zeytinyağı öğünlere eklenmelidir.


Kız çocuklarında erkek çocuklarına nazaran daha fazla kabızlık sorunu görülür. Bunun nedeni kız çocuklarının daha hareketsiz ve evde oturmayı seçen bir karaktere sahip olmalarıdır. Bu konuda da hareketi arttırmak iyi bir alternatiftir.

Çocuğum kilo almaya elverişli, obez olmasını nasıl engellerim?

Çok karbonhidratlı, az posalı, fiziksel aktivitesi kısıtlı beslenme düzeni ve besin tercihleri yanlış olan çocuklar kilo almaya meyillidir. Fazla ve gereksiz enerji alımı azaltılmalı, enerji harcaması fazlalaştırılmalıdır.

Nişastalı yemekler, patates, beyaz ekmek, çikolatalı kekler, gofretler, barlar, cipslerin, puding ve burgerlerin hepsi yüksek kalorili ve yüksek glisemik indeksi olan besinlerdir.

Süt, yoğurt, sebze ve meyveler, bakliyat ve kepekli bisküviler gibi hem az kalorili, düşük glisemik indeksli, hem de daha doyurucu ve fazla yemeyi engelleyici besinler çocukların beslenmesinde mutlaka yer almalıdır. Çocuklarımızın tek tip beslenme alışkanlığı kazanmasına engel olmalı ve sağlıklı atıştırmalıklarla beslenme düzenini planlamalıyız.

Çocuklar sofraya aile ile oturmalı, yemek yerken başka bir şey ile ilgilenmemeli ve TV karşısında olmamalılardır. Aksi takdirde ne yediklerini idrak edemeyip daha çok yiyeceklerdir

Çocuklarımızın fiziksel aktivite yönünden zengin bir yaşam sürmelerine imkân verip, onları fiziksel aktivite yapmaya yönlendirmeliyiz.

Çocuğuma sağlıklı atıştırmalık olarak neler hazırlamalıyım

Evde tam buğday unundan kekle bir bardak süt iyi bir ara öğün seçeneğidir. Kek yapımında şeker yerine pekmez tercih edilebilir. Hamur Tatlıları yerine sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Süt ve yoğurt, hem besleyicidir hem de taşınması kolaydır bu sebeple iyi birer atıştırmalık tercihidir. Ayrıca yuIafIı ve kuru meyveli ev yapımı bir kurabiye, meyve salatası, tam buğday ekmeği, peynir ve domates salatalık ile hazırlanmış bir sandviç, çiğ sebze tabağı ve yoğurtlu dip sos, üzerinde peynir eritilmiş bir parça simit, hurmalı toplar, yoğurtlu meyveli smoothie, ev yapımı sağlıklı dondurma, fındık ve kuru üzüm kantindeki abur cuburlar yerine tercih edilebilecek sağlıklı atıştırmalıklardır.

Çocuğum için kahvaltıyı nasıl cazip hale getirebilirim?

Kahvaltı günün en uzun açlığı olan gece açlığını takip etmesi nedeniyle biten enerjinin tekrar alınabilmesini sağlayan en önemli öğündür. Kahvaltı kan şekeri olarak bilinen glikoz için kaynak oluşturduğundan büyük önem taşımaktadır. Glikoz beyin için en önemli enerji kaynağıdır. Çünkü beyin bir enerji deposuna sahip değildir.

Çocuklarımızın her sabah sağlıklı bir kahvaltı yapmaları, dengeli kan şekeriyle güne başlamalarını sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, kahvaltı yapan çocuklarda vitamin ve mineral eksiklikleri daha az görülür. Poğaça tarzı yağ içeriği yüksek besinler yerine, hazırlanabilecek pratik ve besleyici bir takım kahvaltı seçeneği mevcuttur.


Bunlar ;


• İç harcı sürülebilir peynir, domates, salatalık ve biber ile hazırlanan krep dürüm,
• 1 tam tahıllı ekmekle yapılmış beyaz peynirli tost ve 1 bardak süt,
• 1 adet yumurta veya peynir ve yanında bol domates, salatalık ve 1-2 dilim tam tahıllı ekmek sağlıklı kahvaltı tercihleri arasındadır.

HAKKIMIZDA

Birikim Okulları 1996 yılında bir grup gönüllü girişimci tarafından kurulmuştur. Aynı yıl bir ilköğretim okulu ve bir dersane eğitim-öğretim hayatına başlamıştır. Bugün 42 Okul, 17 Kampüs ile eğitim öğretim alanında hizmet vermeye, çocuklarımızın geleceklerini aydınlatmaya devam etmektedir.

              

GALERİ                           

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

İLETİŞİM